Muz

Muz Hakkında Genel Bilgi

Ana vatanı Güney Çin, Hindistan ve Avustralya arası kalan adalardır. Muz bitkisi, scitamineae takımının musaceae ailesinin musa cinsine ait bir bitkidir. Yaklaşık 40 türü ve 250 çeşidi olduğu düşünülmektedir. Tarihte muz bitkisinin ilk kez balıkçılar tarafından keşfedildiği varsayılmaktadır. Muz bitkisinin ilk kez Türkiye’ye gelişi ise Mısır’dan Alanya’ya bir süs bitkisi olarak 1800’lü yıllarda olmuştur. O yıllarda daha çok süs bitkisi olarak yetiştirilen muz bitkisi meyve verdiğinin anlaşılması üzerine 1930’lu yıllar itibariyle süs bitkisi olarak değil de meyvesi için ticari amaçlı üretilmeye başlanmıştır. Muz bitkisinin bir tarım ürünü olarak ülkemizde de kullanılması çok fazla mazisi olan bir şey değildir. Muz bitkisi yapısal olarak ağaç olmayıp büyük otsu bitkiler sınıfında yer almaktadır. Bu nedenle bazı özellikleri bakımından diğer bitkilerden ayrılmaktadır. Bu yapısal farklılıklarından ötürü yetiştiriciliği yapılırken ekstra dikkat edilmesi gerekmektedir. Dünyada sofralık muz üretimi yaklaşık 71 milyon ton olup 17 milyon ton üretim ile Hindistan üretimde açık ara liderken onu 7 milyon ton ile Brezilya ve 6 milyon ton ile de Çin takip etmektedir. Türkiye’deki üretim miktarı ise 204.000 ton civarındadır. Ülkemizde muz yetiştiriciliği, Alanya, Gazipaşa, Anamur, Bozyazı gibi etrafı kuzey tarafı Toros dağları ile çevrili mikro klima özelliği gösteren bazı yörelerimizde olasıdır. Fakat son yıllarda kar oranı yükseldiğinde ötürü Silifke, Mersin, Manavgat, Serik, Erdemli gibi yerlerde de üstü kapalı olarak üretimi yapılmaya başlanmıştır. Daha fazla kontrollü yetişme alanı oluşturulduğu taktirde Adana, Hatay ve Antalya’nın değişik ilçelerinde de üretimi mümkün olabilmektedir.

Muz Yetiştiriciliğinde Ekolojik İstekler

Muz bitkisinin doğal ortamı genelde tropik bölgelerde yüksek boylu ağaçların altları olduğundan ötürü yarı gölge diye tabir edilen yerlerde yetiştirilmesi en uygun olanıdır. Muz yetiştiriciliğinin yapıldığı bölgede yıllık boyunca aylık ortalama sıcaklık değerinin 26-27 derece dolaylarında olması idealdir. 15-16 derecenin altına inen sıcaklıkta gelişimi gerilemekte olup 2-3 derece dolaylarında bitkide zararlılar görülmeye başlamaktadır. 0 derece ve dolaylarındaki sıcaklıklarda bitkinin üst kısımları ölmekte olup bitki ciddi oranda zarar görmeye başlamaktadır. Muz yüksek sıcaklık değerinin yanında yüksek neme de ihtiyaç duyar gelişimi ve devamlılığı için nem değerinin %60’dan aşağıya düşmemesi gerekmektedir. Yıllık ortalama 2500 mm’lik bir yağışın bütün aylara yayılmış olması gerekmektedir. Belirtilen oranın altında yağış alması durumunda ekstra olarak bitkinin sulanması gerekmektedir. Muz yetiştiriciliği için en ideal topraklar; humus bakımından zengin, derin, besin maddelerince zengin, geçirgen, iyi havalanan, killi tınlı, kumlu karakterdeki topraklardır. Toprağın taşsız ve çok iyi işlenmiş olması bitkinin verimliliğinde etkin rol oynamaktadır. Muz bitkisi toprak ve su tuzluluğuna çok duyarlı olduğundan üretimi yapılmadan önce mutlaka suyun tuzluluğunun analiz edilmesi gerekmektedir. Muz bitkisi geniş yapraklara sahip olduğundan terleme yolu ile bitkinin su kaybı fazlaca olmaktadır. Sürekli toprağının nemli olması gerekmektedir. Suya karşı çok duyarlı olduğunda fazla sulama toprağını çoraklaştırır az sulama da bitkinin gelişimini yavaşlatacağından en ideal olanı bitkinin az ve sık sık sulanmalıdır.

Muz Tüketmenin Sağlığa Yararları

  • Sindirim sistemi üzerinde olumlu bir etkiye sahiptir.
  • İştahı azaltıcı etkisinden dolayı kilo vermek isteyenler için ideal bir besindir.
  • Kalp ve böbrek sağlığı için olumlu etki yaratır.
  • Öksürüğe karşı korur.
  • Kansızlığa iyi gelmektedir
  • Krampların oluşmasını önler.

Muz Yetiştiriciliğinde Karşılaşılan Hastalıklar ve Zararlılar

Dünyada muz yetiştiriciliği yapılırken karşılaşılan çokça hastalık ve zararlılar bulunmasına rağmen ülkemizden en sık görülen zararlılar nematodlardır. Nemli ortamı çok seven bu zararlılara karşı gerekli ilaçlamaların zamanında yapılması en etkin çözümdür. Sık görülen bir diğer zararlı ise kırmızı örümceklerdir. Kırmızı örümcek miktarı fazla olduğu taktirde bitkinin verimlilik ve kaliteyi direk etkilemektedir. Kırmızı örümceğin üretim alanında yoğunlaşmaya başladığı görülür görünmez ilaçlama yapılarak ortamdan uzaklaştırılması sağlanmalıdır.

Add a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir