Güller

Güller Hakkında Genel Bilgi

Güller, Bitki türleri içinde kuşkusuz ki en sevilen, en çok yetiştirilen türlerin başında gelen gerek güzel kokusu gerekse de eşsiz görünüşü ile kalpleri fetheden istisnai bitkilerdendir. Hatta bu nedenledir ki tarihte gül yetiştiren bahçıvanlar bu bitkiye ‘’Çiçeklerin Kraliçesi’’ demişlerdir. Ana vatanı Orta Asya ve Anadolu olan bu bitkinin güzel kokusu ve eşsiz güzelliğinin yanında dikildiği ilk yıldan itibaren çiçeklendiği için kısa sürede güzelliğini göstermektedir. Güller, yapıları gereği birçok türde ve renkte olabilirler ancak en sık görülen renkleri kırmızı, beyaz, pembe ve sarı renkte olanlarıdır.

 Gül Yetiştiriciliğinde Ekolojik İstekler

Güller genelde 20-22 derecenin üzerindeki sıcaklıklarda çok daha hızlı gelişir, verimlilik artar ancak buna ters orantılı olarak kalite düşmektedir. Özellikle yeni dikilen güller için ısı kontrolü hayati önem taşımaktadır. Güller için en kritik zaman tomurcuğunun bezelye büyüklüğüne ulaşıncaya kadar ki zaman dilimidir. Bu süreçte sıcaklık 21 dereceye sabit tutulmalı bu süreç tamamlandıktan sonra 16 dereceye düşürülüp sabitlenmesi güllerin hem daha verimli hem de daha uzun ömürlü olmalarına vesile olacaktır. Güllerin büyük bir çoğu havadar ve ışıklı ortamları severler ancak her şeyde olduğu gibi bu durumunda fazlası güllerin gelişini olumsuz etkilemektedir. Eğer gülün yetiştirileceği yer açık bir alansa sıcak hava koşullarına daha uygun olan sürünücü tip güller seçilmelidir.

Diğer tüm bitki çeşitlerinde olduğu gibi güllerde de sulama yaşamsal faaliyetlerin devamı için büyük önem arz etmektedir. Dikildiği andan itibaren gülün sulamasına dikkat edilmesi gerekmektedir. Birçok bitki gibi gülün de suya olan gereksinimi toprağın yapısına, çevre koşullarına ve bitkinin gelişimine göre farklılık göstermektedir. Kış ayları, budama sonrası ve çiçek kesim dönemlerinde güllerin suya olan ihtiyacı minimum düzeye inmektedir. Güller çok çeşitli topraklarda gelişim gösterebilme özelliğine sahiptirler. Fakat yine de gelişim ve sürekliliği açısından en uygun toprak killi-tınlı ve organik madde açısından zengin topraklardır. Gül toprağı, yeterli su ve oksijeni depolayabilen , havalı toprak olmalıdır. Aksi halde etkin gül yetiştiriciliği gerçekleştirilmez ve verim kalitesi minimum seviyelere iner.

Güllerin Tıp Alanında Kullanımı

Güllerin tıp alanında en az 5000 yıldır kullanıldığı düşünülmektedir. Modern dönem tıbbın kurucusu kabul edilen Hippokrates, Plinus ve İbn-i Sina gibi ünlü tıp hekimleri  gülü bir tedavi yöntemi olarak etkin şekilde kullanmışlardır. 14.yüzyılda yazılan Edviyeyi Müfrede ve 15.yüzyılda kaleme alınmış Haza’inü’s-Saa’dat ‘ta kitaplarında gül ve gül suyunun faydalarından ayrıntılı olarak bahsedilmektedir.

Add a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir